Duygudurum Bozuklukları - Kavram

Duygudurum (mood) bozuklukları ya da afektif bozukluklar denen hastalık grubu, bilişsel (kognitif), psikomotor, psikofizyolojik ve kişilerarası ilişki bozuklukları da eşlik etmesine karşın, temel bozukluğun duygularda olduğu düşünülen bir hastalık grubudur. Duyguları anlatmak için üç farklı terim kullanılır: Afekt, emosyon, ‘mood’.Afekt,‘bir fikir ya da zihinsel bir sunuma eşlikeden duygu tonu’ şeklinde tanımlanır ve bazen ‘yukarıdaki üç terimi kuşatan genel bir başlık’ olarak da kullanılır. Basitleştirirsek, afekt her bir duygunun kişi tarafından içsel hissedilmesini anlatır. Emosyon ise, o duygunun başkalarınca gözlenebilir dışsal bir ifadeye dönüşmesidir ve ‘duyguların bilinçli olarak kavranması ve onların nesnel gösterileri’ şeklinde tanımlanır. Her ikisi de kısa süreli duygusal yaşantılamalardır.‘Mood’ (duygudurum) ise, ‘tüm psişik yaşama rengini veren uzun süreli bir emosyon’ olarak tanımlanmaktadır. Yani, anlattığı kısa süreli duygularımız değil, içine girdiğimiz uzun süreli ve tüm davranışlarımızı etkileyen bir duygusal durumdur.

Psikiyatride ‘duygudurum bozuklukları’ denince iki durumdan birisi kastedilir: Duygudurumun neşeye ya da kedere kayması: Neşe yönündeki kayışlarda yükselmiş (elave) duygudurumdan, kedere kayışlarda çökmüş (deprese) duygudurumdan söz edilir. Yükselmiş duygudurum mani, çökmüş duygudurum ise depresyon (çöküntü) bozukluklarının ana belirtileridir. Yani duygudurum bozukluklarını oluşturan iki ana hastalık tablosu, aşırı neşe ve aşırı hareketliliği ima eden ‘mani’; ve aşırı keder ve aşırı durgunluğu temsil eden ‘depresyon’dur.

HASTALIK DERECESİNDE (PATOLOJİK) OLAN VE OLMAYAN DUYGU DEĞİŞMELERİ

Bir birey için mutsuzluk yaratıcı bir olaya çöküntü duygudurumu ile yanıt vermek doğal ve yaygın bir olgudur. Mutluluk yaratıcı bir olay karşısında neşe duymak da o derece doğal, üstelik arzulanan bir durumdur. Yaşam olaylarından etkilenme derecesi bireyden bireye ve aynı bireyde de zaman içersinde farklılıklar gösterir. Olayın zorlayıcı (steresörlük) gücünün, o bireyin o sırada o olaya yüklediği anlam, yani bilişsel değerlendirmesiyle belirlendiği düşünülür. Stres yaşantılamanın neredeyse yaşamanın bedeli olduğu düşünülürse, ‘normal’ bir mutluluk yaşantılaması ile manik duygudurum ve ‘normal’ bir mutsuzluk yaşantılaması ile depresif duygudurum arasındaki sınırın ne olduğu sorusu karşımıza çıkar. Keder ya da neşe duygudurumları normal tepkiler olabileceğinden, böyle bir belirti için mani ya da depresyon gibi terimleri kullanmamak ve bunları ancak bir sendrom (belirti kümesi) oluşturduklarında düşünmek ilk ilke olabilir. Ne var ki, bu duygudurumlar genellikle ilişkili oldukları belirtileri de davet ederek, hiç değilse bir ölçüde sendromlaşma eğilimindedirler. Bazı yazarlar açıklayıcı neden gibi görülebilecek bir olay varlığında, çöküntüyü normal bir tepki gibi görme eğilimlidir. Ancak böyle bir ‘nedensel’ olay saptanan ve saptanmayan tablolar nitelik ve şiddetçe çok benzer olabilir. Bazıları sürenin kısa olmasını normaliteye bağlama düşüncesindedir ama bu kısa sürede yaşam kalitesi ileri derecede bozulmuş olabilir. Bazen tablonun şiddeti bir ölçü olarak ileri sürülür, ama çöküntü hafif şidette kronik sürerek ya da hafif başlayıp şiddetlenerek yaşamı ciddi bozabilir. Giderek, tüm psikiyatrik bozukluklar için patolojiklik sınırı olarak, ‘iş-okul, sosyal ilişkiler ya da kendine bakım’ gibi temel işlevsel alanlarda yaşamı ‘belirgin ölçüde’ bozuyor olma ölçütü benimsenmeye başlanmıştır. Buradaki ‘belirgin ölçüde’ ifadesi gene yargılamaya açık kalsa da, bu yaklaşım genelde geçerli görülebilir. Duygudurum değişmeleri de ister tepkisel ister kendiliğinden ortaya çıksın, yaşamı pek bozmadan kalan ‘dalgalanmalar’ şeklindeyse patolojik görülmeyebilir. Böyle bir ölçüt, şiddet ve süreyi kendiliğinden işin içine kattığı ve bireysel farklılıkları da içlediği için, daha nesnel bir yargılama sunar. Ayrıca, bireyin ‘kendi normali’, yani her zamanki davranışlarında bir ‘değişme’ olması, ‘patoloji’ aramanın nesnel bir başlangıç noktasını oluşturur. Halen kullanılmakta olan standardize tanı ölçütleri de, duygudurum değişmesi yanında, diğer hangi belirtilerden, en az kaç tanesinin, en az ne kadar süreyle bulunuyor olması gerektiğini bildirerek, bu sorunu çözmeye yönelir.

 

 

Maçka Cad. Beyaz Apt. No:15 Kat:3 D:6 Maçka - İstanbul

info@olcayyazici.com.tr

+90 212 246 41 21

+90 538 962 57 42

Engin Tasarım