ÇIĞLIK - ÖNSÖZ

Eklenme Tarihi: 2016-04-20

Çığlık Projesi, bir sonraki bölümde anlatıldığı gibi, bir bakıma rastlantılar sonucu doğdu. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda, hastaların 1957-1992 yılları arasında yapmış olduğu binlerce resmin değeri ve düşündürebileceklerini, tesadüfen, onlara “daha yakından bir bakma” düşüncesi aklımıza gelince farkettik. Kuşkusuz, Prof Dr Süleyman Velioğlu hocamız Atölye’de çalıştığı yıllarda bunu en derinden hisseden kişiydi; ama biz asistanlar bu etkinliği yalnızca bir uğraşı tedavisi gibi görüyorduk. Bizler, o sıradaki genç nesil, başdöndürücü hızla yükselen beyin biyokimyası keşiflerinin ya da yeni ve hızlı yöntemler sunan psikoterapötik yaklaşımların çekiciliğine yönelmiştik. Evet, sanatla tanı ve tedavi yaklaşımının, başlangıçta, daha etkili ve bilimsel yöntemlerin yokluğundaki iddialı konumu, kuşkusuz bu gelişimlerle baş edemezdi; ama hastaların daha derinden gelen, bir başka dille kendini ifade etmesinin ya da yaratıcılığı ile kendi insani değerini yeniden fark etmesinin, hem bizler hem onlar için önemi de göz ardında kalmıştı.

Bu resimleri “gerçekten” görmemizle başlayan ‘Çığlığın Işıkla Buluşması’ Projesi, şu aşamalardan geçerek gerçekleşti: İlk aşamada tüm resimler incelendi; fotoğraflanarak kayıt ve arşivleme işlemine geçildi; korunma ve sergilenme amacıyla çerçevelenme süreci başlatıldı; sonra, psikiyatrik ve sanatsal açıdan bize değerli görünen beşyüzden fazla resim klinik duvarlarına taşındı.

İkinci aşama, bunları kalıcı bir belge, kitap haline getirebilmekti. Bu amaçla 2004 yılında, koleksiyondan 185 resmi içeren, “Çığlığın Işıkla Buluşması’; daha sonra 2006 yılında 237 resmi içeren “Çığlık Işıkla Buluştuğunda” kitapları yayınlandı. İlk kitap, bu projenin ilk sponsoru olan Asım Kocabıyık Vakfı’nın, ikincisi ise Astra-Zeneca İlaç Şt’nin desteğiyle gerçekleşti.

Üçüncü aşama, “psikopatolojik sanat-psikiyatrik hastaların yaratıcılığı ve sanat tedavisi” konularını psikiyatri dünyasında yeniden gündeme getirmek ve bunları toplumla da paylaşmaktı. Bu amaçla resimlerin temasal müzikle desteklendiği üç ayrı DVD bilimsel ortamlarda tartışmaları başlatmak için sunuldu. Bilim ve sanat insanlarının katıldığı bu tartışmalar büyük bir ilgi uyandırdı ve sanat tedavisi uygulamalarının yeniden başlamasına yol açtı. Resimler, önce Istanbul İstinye’deki Borusan Sergi salonunda, sonra Istanbul Üniversitesi Rektörlüğü Beyazıt binasında topluma sergilendiler ve medyanın geniş ilgisini çektiler.

Dördüncü aşama, koleksiyonun yurtdışında sergilenmesini içeriyordu. Alman ve Türk hastaların benzer dönemde yaptıkları resim koleksiyonlarının hem halka sergilenmesi hem de sanat ve bilim insanlarınca her iki ülkede tartışılmasını içeren bu proje, tam gerçekleşme aşamasındayken, sponsor şirketin ani mali bir sorun yaşaması nedeniyle, ne yazık ki son anda iptal edilmek zorunda kaldı.

Elimizdeki birikimin çok özel ve dünyadaki benzerleriyle kıyaslandığında da az rastlanır bir büyüklük ve orijinallikte olduğu görülmektedir. Bu nedenle, hem koruma altına alınmasını, hem de, ülke çapında diğer psikiyatri kliniklerindeki birikimlerle de birleştirilerek, toplumsal ve bilimsel platformlara açılmasını sağlayacak bir “Türkiye Psikopatolojik Sanat Müzesi” kurulması; böylece, hem topluma tanıtılmaya, hem de bu konudaki araştırmalara kaynak olmaya devam etmesi düşüncesi ise, Proje’nin son aşamasıydı. Şimdilik ulaşılamamış kalan son iki aşamanın da bir gün mutlaka gerçekleşeceğini umuyorum.

Maçka Cad. Beyaz Apt. No:15 Kat:3 D:6 Maçka - İstanbul

info@olcayyazici.com.tr

+90 212 246 41 21

+90 538 962 57 42

Engin Tasarım