ALINTILAR

Eklenme Tarihi: 2016-04-20

Aşağıdaki kaynaklardan yapmış olduğumuz bu alıntılar, bir sonraki bölümde sunulacak ve ‘psikopatolojik sanatla tanı ve tedavi’ konusunda ayrıntılı bilgi verecek olan, Prof Dr Velioğlu’nun yazısına hazırlayıcı ve tamamlayıcı bilgi olarak seçilmiştir.

“Sanat, şuurla şuuraltı materyallerinin ortak faaliyetleri sonunda estetik bir düzen ve biçimle, iç dünyanın objektif olarak dış dünyaya açılışıdır...Sanat, birleştirme içgüdüsüne dayanan bir düzen kurma işidir. Düzen, insanın bütünlüğünü elde etme ve birliğini tanıma imkanı sağlar. Hatta bir başına desteksiz, bırakılmışlık içinde bile olsa, insan yaratma ve düzene koyma sayesinde benliğini kuvvetlendirmiş olur” (1).

”Yaratmanın olumlu fonksiyonları ve herkesin şaheserler değil fakat şahsiyetini ortaya koyup ifade edecek eserleri verebileceği gerçeği gözönünde tutulursa, sanatın akıl hastalıkları alanında niçin teşhis ve tedavi vasıtası olarak kullanıldığı kolaylıkla anlaşılır...Akıl hastalıklarında sanat, projektif bir test olarak teşhis, şuuraltını spontane ifadeleriyle boşalttığı için de, tedavi maksadıyla kullanılır...Liss, hastaların yaptıkları resimlerin iç kargaşalıkları açığa çıkardığını, gerginlikleri azalttığını ve gerçekle temas sağladığını söyler.”(1).

“Ve biz hepimiz iç yaşayışımızın duygularını anlatırken, düşüncelerimizin ince nüanslarını açıklarken umumiyetle zorluk çekeriz, ‘hissettiklerimi kelimelerle ifade etmekten acizim’ gibi cümleleri ...sık sık kullanırız. Kelimeleri en iyi ve en güzel şekilde kullandığına inandığımız şairler bile iç tecrübelerini dile aktarma gayretlerinde kelimelerin yetersizliğinden şikayetçidirler” (2).

“Psikoanalitik ekole göre sembol ve sembolizasyon bastırılmanın sonucudur. Arkaik semboller ilk defa görmeye ait imajlar biçiminde gelişip psikanalitik tedavi sırasında umumiyetle söz şekline aktarılırlar. Sembolik ifade hastanın kendi hayatıyla ilgili mücerret düşüncelere hasrolunur. Çünkü bu ifade tarzı baskı dolayısıyla sözlü hale getirilemeyen direkt konuşmanın yerini tutar”(2).

“Günlük dilin yetersizliği yüzünden, semboller şeklinde beliren arzuların gerçekleşmesi ancak plastik sanat ifadeleriyle mümkün olmaktadır ve hastalar kolayca bu yolu seçmektedirler...Akıl hastası ruhi muvazenesizliklerini...resimle izhar eder; onun için sanat anlaşılması için bir vasıta, bir lisan değildir, çoğu bunu düşünmez bile. Ancak psikiyatr, (bunların) delalet ettiği kompleksleri, manaları, image ve sembolleri çözer”(2).

“Akıl hastalarının sanat mahsullerinde ortaya çıkan ...özellikler şöyle sıralanabilir: 1. Muvazenesiz saydığımız bu hastaların mahsullerinde hayranlık verici bir muvazene vardır ve simetri ile bütünler teşkil eder. 2. Bir konu aynı tuval ya da kağıtta ayrı ayrı bir kaç kere ele alınır, bir motif değişik biçimlerde devamlı olarak tekrarlanır. 3. Stereotipik olarak bir desen ya da bu desenin bir unsuru ufak farklarla tekrarlanır. 4. Kompozisyon ve desen aynı kaldığı halde renkler devamlı olarak değişir. 5. Bir çok konular simetrik olarak işlenir. 6. Birbiriyle bağlantısı olmayan planlar birbiri üzerine konur. 7. Tuvalin yüzeyi üstüste, yanyana gelen motiflerle doldurulur. Her ufak detaya yeni bir şey eklenir (Doldurme fenomeni). 8. Deformasyon ve distorsiyonlar vardır. 9. Birbiri ardındaki planlar şeffafmış gibi hep birarada gösterilir. 10. Ani stil ve teknik değişiklikleri, renklerde şiddetli değişiklikler, perspektif distorsiyon, zıdlıklar ve garip konular çok görülür” (1).

Stereotipik olarak bir desen ya da bu desenin bir unsuru ufak farklarla tekrarlanır. 4. Kompozisyon ve desen aynı kaldığı halde renkler devamlı olarak değişir. 5. Bir çok konular simetrik olarak işlenir. 6. Birbiriyle bağlantısı olmayan planlar birbiri üzerine konur. 7. Tuvalin yüzeyi üstüste, yanyana gelen motiflerle doldurulur. Her ufak detaya yeni bir şey eklenir (Doldurme fenomeni). 8. Deformasyon ve distorsiyonlar vardır. 9. Birbiri ardındaki planlar şeffafmış gibi hep birarada gösterilir. 10. Ani stil ve teknik değişiklikleri, renklerde şiddetli değişiklikler, perspektif distorsiyon, zıdlıklar ve garip konular çok görülür” (1).

“ Sanat tarihi bize göstermiştir ki, akıl hastası olmak sanat eseri vermek için çok zaman mani değildir. Hatta belli başlı misalleri gözönünde tutan bazı genç sanatkarların biraz deliliğe gayretkeşlik göstermeleri bu misallerden dolayıdır...son asrın sanatkarlarından bir kısmı bazı maddeler almak suretiyle muvakkat cinnete heveslenmişlerdir. Gayeleri ilham zenginliklerinin kaynağı olan inconscient’a herhangi vasıtayla inebilmek ve faydalanabilmektir ”(2).

İhsan Şükrü Aksel, Kazım Dağyolu, Süleyman Velioğlu

 

KAYNAKLAR

 

1. Aksel İŞ, Velioğlu S. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği Akıl Hastalarının Resim Sergisi. İsmail Akgün Matbaası, İstanbul, 1960.

2. Dağyolu K. Akıl Hastaları ve Psikopatolojik Sanat. Yeni Tıp Alemi, 1960, s.1-7.

Maçka Cad. Beyaz Apt. No:15 Kat:3 D:6 Maçka - İstanbul

info@olcayyazici.com.tr

+90 212 246 41 21

+90 538 962 57 42

Engin Tasarım